Apple’ın Yarım Kalan İşletim Sistemi Copland, 30 Yıl Sonra Tarayıcıda Geri Döndü
Bugünkü macOS’un ortaya çıkışı, Apple’ın planladığı ilk büyük işletim sistemi dönüşümünün başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından mümkün oldu. Şirketin 1990’ların ortasında geliştirdiği Copland hiçbir zaman tamamlanamadı ancak yaklaşık 30 yıl sonra, projenin son geliştirici sürümü artık doğrudan bir internet tarayıcısında çalıştırılabiliyor.
System 7’nin yerini alması amacıyla hazırlanan Copland; PowerPC tabanlı, mikro çekirdek kullanan, korumalı bellek sunan ve sistem hizmetlerinde öncelikli çoklu görev mimarisine dayanan bağımsız bir işletim sistemi olarak tasarlandı. Geliştirme sürecinde D7E1, D9 ve D11E4 adlarını taşıyan üç sürüm hazırlandı. Bunlara erişim ise büyük ölçüde Apple’ın geliştirici topluluğuyla sınırlı kaldı.
Copland Yıllar Sonra Tarayıcıya Taşındı
Geliştirici Michael Steil, bilinen adıyla Mist, açık kaynaklı DingusPPC Power Mac emülatörünü değiştirerek Copland’ın D11E4 sürümünü tarayıcı üzerinden kullanılabilir hale getirdi. Böylece herhangi bir kurulum yapmadan Apple’ın yarım kalan işletim sistemini denemek mümkün oldu.
Emülatörün Copland’ı başlatabilmesi için gereken 11 kod düzeltmesi yapay zeka desteğiyle hazırlandı. DingusPPC projesi yapay zeka tarafından üretilen kodları kabul etmediğinden, bu değişikliklerin ana kod deposuna girebilmesi için yeniden yazılması gerekiyor.
Tarayıcıdaki sürüm, Apple’ın Haziran 1996’da geliştiricilere dağıttığı D11E4 yapısını temel alıyor. Copland hiçbir zaman tamamlanmadığı için deneyim de kusursuz değil. Sistem hata verdiğinde hata ayıklayıcı devreye girebiliyor ve kullanıcının işlemi elle sürdürmesi gerekebiliyor.
Steil’in Copland ile ilgisi yeni değil. Büyük bölümü tamamlanmış yazılımdan çok planlar ve belgeler halinde kalan projeye ait kaynakları 2009 yılında kapsamlı bir arşivde toplamıştı.
Copland’ın Iptali Apple’ın Yönünü Değiştirdi
Gil Amelio, 1995 Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda Copland’ı tanıttı ancak sistem hiçbir zaman genel kullanıma sunulabilecek kararlılığa ulaşamadı. Copland’ın ardından Gershwin kod adlı yeni bir işletim sistemi düşünülse de bu proje de plan aşamasını geçemedi.
Geliştirme sürecinin kontrolden çıkması üzerine IBM’den Ellen Hancock teknoloji başkanı olarak görevlendirildi. Hancock, Copland’ın durumunu değerlendirdikten sonra projenin iptal edilmesini ve Apple’ın kendi sistemini geliştirmek yerine dışarıdan hazır bir işletim sistemi satın almasını önerdi.
Bu arayış sırasında BeOS’un geliştiricisi Be ile görüşmeler yapıldı. Sun ile Solaris tabanlı bir çözüm de masaya geldi. Apple sonunda NeXT’i satın aldı; bu anlaşma hem Steve Jobs’ın şirkete dönmesini hem de NeXTSTEP teknolojisinin Apple bünyesine katılmasını sağladı.
Copland Bitti, Mac Os X’in Yolu Açıldı
NeXT’in 1996 sonunda satın alınmasının ardından NeXTSTEP tabanlı Rhapsody geliştirildi. Bu altyapı 1999’da Mac OS X Server 1.0’a, 2001’de ise son kullanıcıya yönelik Mac OS X 10.0’a dönüştü.
Aslında Copland’ın tamamı çöpe gitmedi. Apple, geliştirme sırasında olgunlaşan bazı parçaları mevcut Mac işletim sistemlerine aktardı. 1997’de yayımlanan Mac OS 8, Copland için hazırlanan Platinum arayüzünü ve çok izlekli Finder yapısını kullandı. Mac OS 8.1 ile HFS+ dosya sistemi geldi. Mac OS 8.5 ise yalnızca PowerPC işlemcileri destekleyen ilk sürüm oldu.
Asıl uzun vadeli etki ise NeXTSTEP tarafında ortaya çıktı. Sistemin taşınabilir mimarisi, Apple’ın yıllar sonra Mac bilgisayarları Intel işlemcilere geçirmesini kolaylaştırdı. OS X’in temelinde yer alan bu altyapı daha sonra iPhone ve iPad işletim sistemlerinin de temelini oluşturdu.
Copland böylece Apple tarihine başarısız bir işletim sistemi projesi olarak geçti. Buna rağmen hem bazı teknolojileri sonraki Mac OS sürümlerine taşındı hem de iptali, şirketi sonunda modern macOS’un temelini oluşturacak NeXTSTEP yönüne itti.