Türk İhracatçı Çin’le Ucuzlukta Yarışmamalı

16px
32px

Enerji Sanayicileri ve İş İn­sanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Satoğlu, DÜNYA’ya yap­tığı değerlendirmede Türk ihra­catçısının finansman, kur, ener­ji ve lojistik maliyetlerinin yanı sıra küresel pazarlardaki rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve Avrupa’ya yakınlığı­nın önemli avantajlar sunduğu­nu belirten Satoğlu, ihracatta fi­yat rekabetinden çok verimlilik ve katma değerin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Yeni Orta Vadeli Program’ın (OVP) geçmiş programlara kı­yasla daha gerçekçi bir çerçeve çizdiğini ifade eden Satoğlu, dış ticarette yalnızca ihracat raka­mındaki artışa odaklanılmama­sı gerektiğini söyledi. OVP’de mal ihracatının 2025’teki 273,2 mil­yar dolardan 2026’da 282 milyar dolara, 2029’da ise 316 milyar do­lara çıkarılmasının öngörüldüğü­nü belirten Satoğlu, ihracatın it­halat bağımlılığını azaltan ve da­ha fazla yerli katma değer yaratan bir yapıya dönüştürülmesi gerek­tiğini kaydetti.

“Daha fazla yüksek teknoloji, tasarım, marka, yazılım, mühen­dislik ve hizmet ihracatına ihtiya­cımız var” diyen Satoğlu, mikta­rın yanında ihracatın niteliğinin de önem taşıdığını vurguladı.

Küresel ticarette korumacılı­ğın güçlendiğini ve tedarik zincir­lerinin yeniden şekillendiğini be­lirten Satoğlu, Türkiye’nin Çin’le doğrudan fiyat rekabetine girme­sinin doğru bir strateji olmaya­cağını söyledi. Türkiye’nin Avru­pa’ya yakınlığı, kısa teslim süre­leri ve esnek üretim kabiliyetinin avantaj sağladığını belirten Sa­toğlu, “Türkiye kendisini en ucuz üretici olarak değil; hızlı, esnek, güvenilir ve kaliteli üretici olarak konumlandırmalı” dedi.

Avrupa ile güçlü ticari ilişki­lerin korunması gerektiğini be­lirten Satoğlu, tek bir pazara ba­ğımlılığın azaltılması için pazar çeşitlendirmesinin de hızlandı­rılması gerektiğini ifade etti. Sa­vunma sanayii, enerji ekipmanla­rı, sağlık teknolojileri, elektronik, yapay zekâ ve enerji depolama alanlarının Türkiye açısından öne çıktığını kaydetti.

Maliyet Baskısı Verimlilikle Aşılabilir

Türk ihracatçısının karşı karşı­ya olduğu sorunların yalnızca kur üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Satoğlu, finansman, lojistik, hammadde ve enerji maliyetlerinin aynı anda baskı oluşturduğuna dikkat çekti.

Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yı­lı ilk çeyrek Dış Ticaret Beklen­ti Anketi’ne göre firmaların yüz­de 83,9’unun finansman mali­yetlerini, yüzde 78,2’sinin döviz kurlarını, yüzde 76,5’inin ise lo­jistik maliyetlerini önemli so­runlar arasında gösterdiğini ak­taran Satoğlu, ihracatçıların yüz­de 67,3’ünün rekabetçi fiyat sunmakta zorlandığını belirtti.

Özellikle tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerde maliyet baskısının daha fazla hissedildiğini kayde­den Satoğlu, kur artışının tek ba­şına kalıcı bir rekabet avantajı yaratmayacağını söyledi.“Uzun vadeli rekabet gücünü belirle­yen asıl unsur verimlilik” diyen Satoğlu, otomasyon, dijitalleş­me, yapay zekâ ve Ar-Ge yatırım­larının önemine işaret etti. Tür­kiye’nin düşük maliyetle rekabet eden bir üretim merkezinden, yüksek verimlilik ve katma değer­le rekabet eden bir yapıya dönüş­mesi gerektiğini belirtti.

Yeşil Dönüşüm Ve Yapay Zekâ

Avrupa Birliği’nin sınırda kar­bon ve sürdürülebilirlik düzen­lemelerinin ihracatın koşulları­nı değiştirdiğini belirten Satoğ­lu, karbonun üretim maliyetinin bir parçası haline geldiğini söyle­di. Özellikle Avrupa’ya ihracat ya­pan firmaların emisyon ölçümü, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji çalışmalarını hızlandırdı­ğını kaydeden Satoğlu, KOBİ’ler­de ise hazırlık seviyesinin daha düşük olduğunu ifade etti.

COP31’in Türkiye’de düzen­lenecek olmasının yeşil yatırım­ların finansmanı ve uluslararası iş birlikleri açısından fırsat sun­duğunu belirten Satoğlu, yapay zekânın da ihracat rekabetçiliği­nin yeni unsurlarından biri oldu­ğunu söyledi. Yapay zekânın ta­lep tahmini, stok yönetimi, kali­te kontrol, üretim planlaması ve enerji tüketimi gibi alanlarda ve­rimlilik sağlayabileceğini belir­ten Satoğlu, “İhracatta rekabeti artık yalnızca döviz kuru veya iş­çilik maliyeti üzerinden değer­lendiremeyiz. Aynı ürünü daha az enerjiyle, daha az fireyle, daha hızlı ve daha kaliteli üreten şirket daha güçlü bir ihracatçı haline ge­liyor” dedi.