Altın Fiyatlarında Yeni Denklem: Fed, Çin ve Petrol Neyi Değiştirecek?
Altın Yeni Haftaya 4.400 Doların Altında Girdi
Altının ons fiyatı yeni haftanın ilk işlemlerinde 4 bin 375-4 bin 380 dolar çevresinde dengelenirken piyasa, geçen haftaki toparlanmanın devam edip etmeyeceğini tartışıyor. Fiyat cuma günü bir haftanın en yüksek seviyesine yaklaşmıştı. Ancak yeni haftayla birlikte Fed’in faiz mesajları, ABD tahvil getirileri ve dolar yeniden ağırlığını hissettirdi. Böylece altın, güvenli liman talebinin güçlü kaldığı ancak yüksek faizlerin yukarı hareketi sınırladığı dar bir alana sıkışmış durumda.
Fed Üç Yıl Sonra Yeniden Faizi Artırdı
Altın fiyatlarının önündeki en önemli değişiklik Fed’den geldi. ABD Merkez Bankası 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkardı. Bu karar, Temmuz 2023’ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı oldu. Fed’in yalnızca faiz artırması değil, enflasyonu yüzde 2 hedefine daha hızlı döndürme mesajı vermesi de dikkat çekti. Faizlerin uzun süre yüksek kalma ihtimali, faiz getirisi sağlamayan altın açısından güçlü bir rakibin yeniden sahneye çıkması anlamına geliyor.
Enflasyon Artık Yalnızca Petrolden Gelmiyor
Altın yatırımcısının izlemesi gereken ikinci önemli gelişme, Fed yetkililerinin enflasyonun kaynağına ilişkin söylemindeki değişim. Son açıklamalar, fiyat baskısının yalnızca İran savaşıyla yükselen enerji maliyetlerinden kaynaklanmadığına işaret ediyor. Enflasyonun mal ve hizmetlerin daha geniş bölümüne yayıldığı görüşü güçlenirse Fed’in yeni faiz artışlarına yönelme ihtimali de artabilir. Bu durumda tahvil getirilerinin ve doların yüksek seyretmesi, altının güvenli liman talebinden aldığı desteğin bir bölümünü dengeleyebilir.
Orta Doğu Altını Iki Yönden Etkiliyor
Normal şartlarda artan jeopolitik gerilim altının güvenli liman özelliğini güçlendirir. Ancak mevcut Orta Doğu tablosu farklı bir mekanizma yaratıyor. ABD ile İran arasındaki karşılıklı tehditler ve bölgedeki saldırı riski yatırımcıları güvenli varlıklara yöneltirken, aynı gerilim petrol arzına ilişkin endişeleri de canlı tutuyor. Petrol yükseldiğinde küresel enflasyon beklentileri artıyor, faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı düşüncesi güçleniyor. Böylece aynı gelişme altını bir kanaldan desteklerken diğer kanaldan baskılayabiliyor.
Petrol Altının Görünmeyen Baskısına Dönüştü
Yeni dönemde altın yatırımcısının yalnızca dolar ve tahvil faizlerini değil petrol fiyatlarını da yakından izlemesi gerekiyor. Suudi Arabistan’dan sevkiyatların toparlanmasına yönelik beklentiler petrol üzerinde son günlerde bir miktar baskı yarattı. Petrolün geri çekilmesi enflasyon kaygısını azaltırsa Fed üzerindeki faiz artırma baskısı da hafifleyebilir. Tersi durumda, enerji fiyatlarında yeni bir sıçrama altına güvenli liman talebi getirse bile ABD faizlerinin daha uzun süre yüksek kalmasına yol açarak fiyat artışının önünü kesebilir.
Küresel Faiz Döngüsü Yeniden Sertleşiyor
Baskı yalnızca Fed’den gelmiyor. Avrupa Merkez Bankası’nın ardından Fed’in faiz artırması ve Japonya Merkez Bankası’nın da sıkılaşma yönünde adım atması, küresel para politikasında yeni bir dönemin işaretlerini veriyor. Enflasyonun enerji maliyetleriyle yeniden güçlenmesi halinde diğer büyük merkez bankalarının da daha sıkı bir çizgide kalması gündeme gelebilir. Altın açısından sorun burada ortaya çıkıyor: Küresel faizlerin aynı anda yükselmesi, tahvil ve mevduat benzeri getirili araçları daha cazip hale getirerek altının taşıma maliyetini artırıyor.
Altında 4.200-4.580 Dolar Aralığı Öne Çıkıyor
Kısa vadeli fiyatlamalarda geniş bir hareket alanı oluşmuş durumda. Piyasa değerlendirmelerinde 4 bin 200 dolar civarı aşağı yönlü hareketlerde önemli bir bölge olarak görülürken, yukarı tarafta 4 bin 400 doların yeniden aşılması ilk önemli test olacak. 4 bin 580 dolar çevresi ise daha güçlü yukarı hareketlerde izlenen bölge olarak öne çıkıyor. Teknik göstergeler altının orta vadeli yükseliş yapısını tamamen kaybetmediğine işaret etse de yüksek ABD tahvil faizleri güçlü bir hareketin önündeki en önemli engellerden biri olmayı sürdürüyor.
Çin'de Mücevher Talebi Sert Geriledi
Altın piyasasının talep tarafındaki en dikkat çekici gelişme Çin’den geliyor. Son sektör değerlendirmelerinde Çin’de altın mücevher tüketimindeki düşüş yüzde 34’e ulaşırken, Dünya Altın Konseyi’nin ilk yarı verileri de hacim bazında sert daralmaya işaret etmişti. Yüksek fiyatlar, zayıf tüketici güveni ve gelir artışındaki yavaşlık özellikle ağır mücevher ürünlerinin satışını zorlaştırıyor. Çinli tüketiciler altından tamamen vazgeçmek yerine daha hafif, daha düşük ağırlıklı ve daha erişilebilir ürünlere yöneliyor.
Tüketici Çekildi Ama Yatırımcı Altından Çıkmadı
Çin’deki tabloyu ilginç yapan nokta burada başlıyor. Mücevher talebi zayıflarken yatırım amaçlı altına ilgi aynı ölçüde gerilemiyor. Çin’de işlem gören altın fonları ağustosta 11 ton daha altın ekledi ve toplam varlıkları 293 tona ulaştı. Fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 42 milyar dolara çıktı. Eylülün ilk günlerinde de girişlerin devam etmesi, Çinli yatırımcının pahalı altın nedeniyle mücevherden uzaklaşırken birikim amacıyla altından tamamen çıkmadığını gösteriyor. Talebin biçimi değişiyor.
Çin Merkez Bankası 22 Aydır Altın Alıyor
Çinli tüketicinin fiziki mücevher talebindeki gerilemenin tam tersine Çin Merkez Bankası rezervlerini büyütmeye devam ediyor. Resmi verilere göre bankanın altın alım serisi ağustos sonunda 22 aya ulaştı. Toplam resmi altın rezervi yaklaşık 2 bin 387 tona yükselirken altının toplam döviz rezervleri içindeki payı da yüzde 9 seviyesine çıktı. Bu tablo, yüksek fiyatlara rağmen büyük merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi kapsamında altına olan stratejik ilgisinin sona ermediğini gösteren en güçlü göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.
Ağustosta 20,2 Tonluk Hızlanma Geldi
Çin Merkez Bankası yalnızca alımlarını sürdürmekle kalmadı, ağustosta vites de yükseltti. Bankanın bir ayda yaklaşık 20,2 ton altın aldığı bildirildi. Bu, Ekim 2023’ten bu yana görülen en yüksek aylık artış oldu. Merkez bankalarının alımları, son yıllarda altın fiyatlarını destekleyen ana unsurlardan biri haline gelmiş durumda. Bu nedenle mücevher talebindeki zayıflık fiyat açısından önemli bir risk olsa da resmi sektörün alım iştahı talep tarafında tamamen boşluk oluşmasını engelliyor.
Şanghay'da Fiziki Altın Talebi Soğudu
Buna karşılık Çin’in fiziki piyasasında yavaşlama açık biçimde görülüyor. Şanghay Altın Borsası’ndan yapılan altın çekimleri ağustosta aylık yüzde 22, yıllık yüzde 27 gerileyerek yaklaşık 62 tona düştü. Yüksek ve dalgalı fiyatlar, bazı uzun vadeli yatırımcıları daha uygun giriş seviyesi beklemeye yöneltti. Mücevher üreticileri de fiyat hareketlerinin hızlandığı dönemlerde stoklarını daha temkinli yönetiyor. Bu gelişme, altındaki güçlü yatırım talebi ile günlük fiziki tüketim arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koyuyor.
Çinli Kuyumcular Rotayı Dış Pazara Çevirdi
İç pazardaki daralma Çinli mücevher üreticilerini yeni müşteriler aramaya yöneltti. Hong Kong’daki büyük mücevher fuarında özellikle Hindistan ve Orta Doğu’dan gelen alıcıların ağırlığı dikkat çekti. Çinli üreticiler, daha az altın kullanılarak daha ince ancak dayanıklı ürünler üretmeye olanak veren yeni işleme teknikleriyle bu pazarlara açılmayı hedefliyor. Yüksek altın fiyatı böylece yalnızca tüketicinin satın aldığı miktarı azaltmıyor; küresel mücevher ticaretinin rotasını ve üreticilerin ürün tasarımını da değiştiriyor.
Gram Altında 100 Bin Tl'nin Sonucu Değişti
Küresel dalgalanmanın Türkiye’deki etkisi gram altında daha görünür. Gram altın 21 Eylül sabahında yaklaşık 6 bin 850-6 bin 870 TL bandında seyrediyor. 2 Ocak’ta 6 bin 48,94 TL’den 100 bin TL’lik teorik alım yapan yatırımcının altını bugün yaklaşık 113 bin 500 TL ediyor. Buna karşılık 29 Ocak’ta 7 bin 727,31 TL civarından aynı miktarla alım yapan yatırımcının portföyü yaklaşık 88 bin 800 TL’de kalıyor. İki alım zamanı arasında yaklaşık 24 bin 650 TL’lik fark oluşuyor.
Altının Yönünü Şimdi Dört Gösterge Belirleyecek
Yeni haftada altın için dört gösterge diğerlerinden daha fazla önem taşıyor: petrol fiyatları, ABD tahvil getirileri, dolar ve Fed yetkililerinin açıklamaları. Petrolün gerilemesi ve tahvil faizlerinin düşmesi altın üzerindeki para politikası baskısını azaltabilir. Buna karşılık enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi ve Fed’in ek faiz artışlarına işaret etmesi yukarı hareketi sınırlayabilir. Çin’de yatırım talebi ve merkez bankası alımları ise orta vadeli destek tarafında izlenecek. Gram altında buna dolar/TL hareketi de eklenecek.